Skip links

Yazıyla Kendini İfade Etmek:

                             

YAZI                       Bir Araç mı,

Bir Terapi mi? “

Kişisel gelişim” kavramı, günümüzde kolay ve hızlı çözüm vaat eden bir dile sıkça alet ediliyor — “yedi adımda özgüven,” “üç haftada yeni bir sen” gibi başlıklar, karmaşık insani süreçleri basit formüllere indirgiyor. Yazı üzerinden kendini ifade etmek ise bunun tam tersi bir şeydir: hızlı değil sabırlı, teknik değil ilişkisel, formül değil süreç.

Bu ayrımı netleştirmek istersek eğer: bir kişisel gelişim tekniği, genelde kişinin bilinçli olarak erişebildiği bir hedefle çalışır — “daha disiplinli olmak istiyorum” gibi. Grafoterapi bağlamında yazıyla çalışmak ise, kişinin henüz farkında olmadığı, bilinçdışında yerleşmiş kalıplarla ilgilidir. Bu, çok daha derin ve çok daha yavaş işleyen bir süreçtir.

Bir danışanlık sürecinde, yazı üzerinden yürütülen çalışmalar, kişinin kendiyle kurduğu ilişkide fark edilir bir değişime eşlik eder. Tedavi; formülde değil, o kişiye özgü sürecin kendisindedir — bir başkasına uygulanan metod bir başka danışana uymayabilir. Aynı sonucu vermeyebilir.

Bu nedenle bu alanı bilinçli olarak “kişisel gelişim tekniği” olarak değil, terapötik bir ilişki olarak tanımlamayı tercih ediyorum. Bu, sadece bir isimlendirme meselesi değil; sürecin nasıl yürütülmesi, hangi ciddiyetle ele alınması gerektiğiyle doğrudan ilgili bir duruştur.

Kendini yazıyla tanımak isteyenlere önerim, bunu bir “araç kutusu” tekniği gibi değil, zaman alan, sabır isteyen bir yolculuk olarak görmeleridir. Çünkü sonuca gerçekten şaşıracaklardır.

Anne Maria

Leave a comment

error: Content is protected !!
Explore
Drag